|

Elazığ Valisi
Muammer Muşmal’ın öncülüğünde, Fırat Üniversitesi, İl Milli
Eğitim Müdürlüğü ve ilimizdeki tüm kamu ve özel kuruluşların
katkılarıyla yürütülen, Elazığ genelinde öğrencisinden
öğretmenine, ev hanımından işçisine, gencinden yaşlısına kadar tüm
fertlere okuma alışkanlığının kazandırılması
için “Elazığ Okuyor” kampanyası Fırat
Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen programla
başlatıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Vali Muşmal, “Bilgi, tek
başına en büyük güçtür. Bu güce sahip olmanın tek yolu da okumaktır. Bunu
daha çok gerçekleştirebilen kişilerin, toplumların ve milletlerin, bundan
yoksun olanlara göre daha etkili, daha güçlü ve daha üstün olacakları da
açıktır.
Şunu unutmamak lazımdır ki, okuyan insan yaşayan
insandır. Kendimizi yetiştirmenin en önemli şartlarından biri de okumaktır.
Modern dünyanın ihtiyaç duyduğu, yaradılanı
sevgiyle kucaklayan, katılımcı, hoşgörülü, üretken ve yaratıcı insan tipine,
ancak kitabı baş tacı eden ve kitap kültürüyle yoğrulan toplumlarla
ulaşılır.
Okumak; bilgi, kültür ve sanat birikimi sağlamak için
gereklidir. Kısacası okumak biriktirmektir; birikimlerden yararlanmaktır. Ne
kadar çok ve çeşitli okursak o kadar çok bilgimiz ve birikimimiz olur. Bana
göre, bu çağda yeterince okumayan, bu birikime sahip olmayan milletler bilgi
sahibi milletlere mahkumdurlar.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Hayatta en
hakiki mürşit ilimdir, fendir” Bunların bulunacağı yer de kuşkusuz
kitaplardır, kütüphanelerdir. Hem kendimiz hem de milletimiz için
yapacağımız en değerli çalışmalardan biri de bunlardan yeterince
yararlanmaktır.
İnsanlık tarihine baktığımız zaman bıraktıkları
eserler ve yaptıkları işlerle, bedenen aramızda olmasalar da yaşayan ve
yaşamaya devam edecek olan insanların, ortak özellikleri çok okumalarıdır.
Büyük Önder Atatürk, bunu şu şekilde belirtmiştir: “Ben çocukken çok
fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer
böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiç birini yapamazdım”
Atatürk, hayatta iki şeye ayrı bir önem vermiştir.
Bunlardan birisi Türk Tarihi, diğeri de Türk Dili’dir. Biz tarihimizi ve
dilimizi iyi öğrenmez ve öğretemezsek, bu konudaki kitapları araştırmaları
okumaz ve okutamazsak kendimizi bölücülere ve Türkiye’yi yalan yanlış
bilgilerle suçlamaya kalkanlara karşı nasıl savunacağız. Unutulmamalıdır ki
bir kılıcın kazandığı zaferi, başka bir kılıç yok edebilir. Fakat kalemle
yapılan fetihler ise yok edilemez ve tarihe mal olur.
Size uzun uzun
okumanın yararlarını anlatacak değilim. Şüphesiz bunu okuyan ve okumayan
herkes bilir. Bu nedenle kısaca bu kampanyamızdan
ve kampanyamızın amacından bahsetmek istiyorum.
Kültür tarihimizde muhteşem bir geçmişe sahip olan
Harput’tan aldığımız ilham ve güçle başlattığımız, “Elazığ Okuyor”
kampanyası, ülkemizin geleceğini kucaklayacak, çocuklarımızı ve gençlerimizi
daha güzel yarınlara taşıyacak; bizim kim olduğumuzu bize bir kere daha
hatırlatacaktır.
Kitap, Türk toplumunun daima saygı duyduğu ama aynı zamanda da uzak
durduğu bir varlık olmuştur. Şüphesiz, bu uzak duruşta hepimizin suçu
vardır. İşte bu noktada biz, okuyan bireye, okuyan aileye, okuyan şehre ve
okuyan ülkeye giden yolu açmak için, bu gün burada bu kampanyayı
başlatıyoruz.
Kampanyanın ilk etabı
olarak okul kütüphanelerine, öğrenci sayısınca kitap armağan edeceğiz.
Ayrıca il genelindeki bütün okullarda, okuma saatleri düzenleyeceğiz. Okuma
kulüpleri oluşturacağız. Okumayı alışkanlık haline getirmek ve kalıcı kılmak
amacıyla açık oturumlar, paneller ve konferanslar tertipleyeceğiz. Düşünce
ve duygu dünyamıza yön veren sizler gibi değerli yazarlarımızı, şairlerimizi
ilimize davet ederek öğrencilerimizle ve Elazığ halkı ile buluşmalarını
sağlayacağız. Yayınevlerinin ilimizde kitap fuarları açmalarını teşvik
edecek ve destekleyeceğiz.
Yatırımların en hayırlısı, insana yapılan
yatırımdır gerçeğinden hareketle, çocuklarımızı gençlerimizi ve
yetişkinlerimizi kitapla buluşturmak için; okul-aile-toplum zinciri kurarak,
kitabı ve okumayı, vazgeçilmezleri arasında gören insana ulaşacağız.
Elazığ okuyor adı altındaki bu kampanya ile,
hedefimiz uzun soluklu bir kitap okuma kültürünün temellerini atarak, önce
çok okuyan insana, sonrada çok okuyan topluma ulaşabilmektir.
 
Sosyal, kültürel ve ekonomik yönden çağdaş bir
millet olmak istiyorsak okuyan; düşünen ve araştıran bir toplum olmalıyız.
Özellikle son günlerde okullarda ve toplumda görülen şiddet olaylarının,
kötü alışkanlıkların, televizyon ve internet bağımlılığının önüne geçmek
için, vakit geçirmeden köklü ve kalıcı tedbirler alarak, bu konuda mesafe
almak istedik. Okul, mahalle, köy, ilçe ve il ölçekli faaliyetlerle toplumun
her kesimine hitap etmek istiyoruz. Türk toplumunun, okuyan bir toplum
olması durumunda, nelerin değişeceğini gözler önüne sermek istiyoruz.
Başlattığımız bu büyük
seferberlikte, öğrencilere, ailelere, öğretmenlere, kamu kurum ve
kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine, yazılı ve görsel basına, ayrı ayrı
görevler düşmektedir.
Biz, siz değerli yazarlarımızın da katkılarıyla
başarılı olacağız. Ve hep birlikte Elazığ’da geleceğin ne kadar farklı
olduğunu, elle tutulabilir kılacağız. Bizim amacımız, bir fark yaratmak ve
bu farkı yaratacağız. Kısacası geleceğimizi kazanacağız. Geleceği kazanmak ve gelecekte başarılı olabilmek için
gerekli olan potansiyelin, bu şehirde var olduğuna ben, bütün kalbimle
inanıyorum. Bu inancımı benimle paylaşanlara da teşekkür ediyorum.
Mevlana’nın şu beyitiyle konuşmama son vermek
istiyorum.
“Zihninde yer etmeli şu hakikât her ferdin,
Sebebi, cehâlettir cemiyetteki her derdin.”
Sevgili misafirler, kıymetli basın mensupları,
Elazığ okuyor kampanyasının
Elazığ’ımıza, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Bu kampanyaya katkıda
bulunanlara ve buraya kadar gelerek bize destek olan değerli basınımızın
temsilcilerinden Sayın Yavuz DONAT’a, Sayın Saygı ÖZTÜRK’e, Sayın Tufan
TÜRENÇ’e, Sayın Rahim ER’e, Sayın Servet KABAKLI’ya huzurlarınızda teşekkür
eder, hepinize en derin sevgi ve saygılarımı sunarım”
|