|
Tufan TÜRENÇ
HÜRRİYET
17 Mart 2007
Anlamlı
bir kampanya: Elazığ okuyor...
VALİ Muammer Muşmal ve kadrosu, Türkiye için çok önemli bir
adım attı.
Elazığ'da kalıcı okuma alışkanlığı yaratmak için "Elazığ
okuyor" kampanyasını perşembe günü resmen başlattılar.
Başta vali olmak üzere bu kampanyaya aklını, yüreğini katan
herkesi kutluyorum.
Türk toplumunun okumamasının acısını çeken bir yazar olarak bu
törene büyük bir mutlulukla katıldım.
Genç Vali Muşmal'ın yaptığı açış konuşmasında beni en çok
etkileyen söylemleri yazmak istiyorum.
Muşmal sözlerine, "Okuyan insan yaşayan insandır"
diye başladı, sonra da şöyle dedi:
"Kitap, insanımızın hep saygı duyduğu ama hep uzak kaldığı bir
varlık olmuştur. Bunu bu kampanyayla aşacağız."
Kampanyanın hedefi, her okula öğrenci sayısı kadar kitap dağıtmak,
okuma saatleri koymak, açık oturumlar düzenlemek, Elazığ halkını
yazarlarla buluşturmak...
Vali sözlerini şöyle bitirdi:
"Bu kampanya ile geleceğimizi kazanacağız."
Vali haklı; çünkü okumayan toplumun bilgi çağını yakalaması
olanaksız.
* * *
Törende yaptığım kısa konuşmada, Elazığlılara okuyan ile
okumayan toplumların gelişmişlik farklarını anlatmaya çalıştım.
Araştırmalara göre Türk toplumu ne yazık ki okumuyor, sadece
seyrediyor.
Bulgular şöyle:
Ülkemizde yetişkinlerin yüzde 95'i, gençlerin ise yüzde 70'i kitap
okumuyor, TV seyrediyor.
Öğretmenlerin bile ancak yüzde 65'i okuyor.
Nüfusun geneline bakarsanız, okuma oranı binde bir olarak
görülüyor.
Bundan daha vahim bulgu ise şöyle:
Türkiye'de kitap okuma oranı giderek azalıyor. Araştırmacılar,
bunda TV'nin rolünün büyük olduğu kanısındalar.
Gelişmiş ülkelerde durum nasıl? Şimdi ona bakalım.
Okuma konusunda Batılı ülkeler ile Türkiye arasındaki uçurum
giderek derinleşiyor.
Batılı bir insan, kitap almak için yılda 500 dolar harcıyor.
Türk insanının harcadığı para ise sadece 45 sent, yani yarım
dolardan az.
Ders kitaplarında kullanılan sözcük ve kavram sayısı Amerika'da 70
bin, Japonya'da 44 bin, Suudi Arabistan'da 13 bin.
Buna karşılık Türkiye'deki ders kitaplarında kullanılan sözcük ve
kavram sayısı sadece 7 bin.
İnsanlarımızın düzgün Türkçe konuşamamasının ve yazamamasının
nedeni de bu.
* * *
İşte onun için Elazığ'da başlatılan kampanya çok önemli.
Ülkemiz için de yaşamsal.
İnsanları okumaya zorlamak ve onları kitapla yakınlaştırmak.
Vali Muammer Muşmal gibi Elazığ halkının bu kampanyaya
sahip çıkacağına inanıyorum.
Belki kendisi için değil ama çocukları için, bilgi çağını
yakalayabilecek nesiller yetiştirilmesi için...
Öteki illerin de bu kampanyayı örnek almasını diliyorum.
"Elazığ okuyor"u "Türkiye okuyor"a çevirebildiğimiz
zaman bilgi çağının toplumu olmayı başarabiliriz.
|